Türkiye neden ’ya girmek istedi? İlk iki başvurusu hangi gerekçelerle reddedildi ve üçüncü başvuruda neden kabul edildi? Bu süreç yalnızca bir dış politika tercihi miydi sa daha derin bir devlet muhakemesinin ürünü müydü?Türkiye’nin üyeliği, on yıllardır süregelen yüzeysel tartışmaların aksine ne sadece bir hükûmet tercihi ne de konjonktürel bir mecburiyettir. Bu eser, Türkiye Cumhuriyeti tarihi ve Türk dış politikasının en kritik virajlarından birini, ilk kez gün yüzüne çıkan Türk arşiv beeleri ışığında, "Devlet Aklı" perspektifiyle yeniden ele alıyor. Devlet Aklı ve , Türkiye’nin ’ya katılım sürecini basit bir kronoloji olarak okumayıp devletin güvenlik tasvuru, tehdit aısı ve stratejik konumlanma arayışı çerçevesinde yeniden ele alırken aynı zamanda bu yönelişinin bir “det arayışı” olmadığı; aksine yanlış bir jeopolitik konumlandırmayı reddeden ve doğru güvenlik mimarisi içinde yer alma iradesini ortaya koyan bilinçli bir devlet tercihi olduğunu ortaya koymaktadır.Eser, üyeliğini belirli bir siyasi iktidarın tercihi olmaktan çıkarıp Cumhuriyet Halk Partisi’nden Demokrat Parti’ye uzanan süreklilik içinde şekillenen, partiler üstü bir devlet politikası olduğunu açık biçimde ortaya koymaktadır. İktidarlar değişmiş ancak tehdit aısı, jeopolitik zorunluluklar ve devlet aklı sürekliliğini korumuştur. Bu , diplomatik yazışmalar, askerî değerlendirmeler ve istihbarî analizler üzerinden Türkiye’nin sürecini içeriden okumaya iân sunmaktadır.Ürün Adı: Devlet Aklı ve Ürün Kodu: 9786256777194Yazar: Orhan KaraoğluBasım Yılı: 2026Kapak Türü: Karton KapakSayfa Sayısı: 240Kağıt Cinsi: 2. HamurÇevirmen: