“Saklayamadığın ya akbabalar konar,” diyordu.Hapishanede on yılını geçiren “Pero” nihayet tahliye edilmesiyle memtine dönmektedir. Dönüş yolunda hayatının muhasebesini babasıyla hesaplaşması üzerinden yapar. Baba-kız hesaplaşması göesindesistemi, gücü elinde tutanların her fırsatta kullandığı şiddeti açık eder. Mehtap Ceyran, dışarıda toplum baskısını, içeride cezaevi koşullarını, şiddetin toplum içinde sıradanlaştırılarak sistemi nasıl acımasızca yeniden ürettiğini anlatan; çok dokunaklı, çok içeriden ve çok cesur bir metin ortaya koyuyor. Peki bunca söz hep içeride, hep içinde mi kalacaktır sa Pero bunları babasına söyleyebilecek midir?Bu sürükleyici anlatı, bir hayatta kalma, anlama ve anlatma çabasını “ötekinin de ötekisi” üzerinden resmediyor. Ev ise “yuvalara” ve kabuklara ayırdığım iki bölümden oluşuyordu. “Yuvalar” yaşamak zorunda kaldığım yabancı evlerdi, kabuklar kendimi korumak için giyindiğim kamuflajlar. Ev “yuvalarla” kabuklar arasında ona istediğim anlamı yükleyebileceğim bir boşluktu; içinde srulup durduğum, kendimi ve yerimi bulamadığım bir boşluk. Boşluk çoğu şeyi içine hapseder; bıçaklar, lar, uçurumlar. Ve o güne kadarki hayatımın bir uçurum kenarında geçtiği gerçeği. Durmadan dibini bulduğum ve yeniden tırmandığım bir uçurum.Ürün Adı: DönüşÜrün Kodu: 9786253696177Yazar: Mehtap CeyranBasım Yılı: 2026Kapak Türü: Karton KapakSayfa Sayısı: 232Kağıt Cinsi: 2. HamurÇevirmen: