.; Kula’nın bu kitabı, “Feodal sistemin ekonomik teorisine ihtiyacımız var mı?” sorusuna bir cevap niteliğindedir.; Kula’nın bu soruya cevabı olumludur; feodal sistemin ekonomik teorisine ihtiyaç vardır.; Kula, bu teorinin inşasında önemli ölçüde Marksist yaklaşımdan beslenmiştir.; Kula’ya göre, çoğu temel ekonomik önermenin geçerliliğinin zaman ve mekânla sınırlı olduğu yönündeki Marksist tez, sağlam bir temele dayanmaktadır.; Marx, kapitalist sistemin teorisini; Engels ise ilkel toplumun teorisini ortaya koymaya çalışmıştır.; Feodal sistemin teorisi ise Marksist bilim insanlarının ilgisini pek çekmemiştir.; Kula’ya göre, feodalizmin ekonomik teorisinin oluşturulması tarihsel araştırmalar açısından özel bir önem arz eder; aynı zamanda kapitalizmin ekonomik teorisinin oluşturulmasına da büyük katkıda bulunur.; “Bizce Kula’nın Feodalizmin Ekonomik Teorisi’nin büyük katkısı, feodalizmi tarihselleştirmeye çalışmasıdır; bu çaba, ‘burjuva iktisatçıların’ bir başka deyişle ‘neoklasik iktisatçılar’ın kapitalist kurum ve ilişkileri tüm zaman ve mekâna yayan analizine kuvvetli bir eleştiri geliştirmiştir.; ” “Kula, feodalizmi tarihselleştirme çabasında üretim güçlerini öne çıkartmış, üretim ilişkilerinin ve sınıf mücadelesinin belirleyicisi olarak ‘ölçülmesi mümkün olmayan’ iki katsayıyı gündeme getirmiştir: ‘insanın dayanıklılığı’ ve ‘isyana eğilim’.; Bu katsayılar aslında ‘Devrimler nasıl doğar?’ sorusuna da cevap niteliğindedir.; ”