Bazen sahne sanatçısı gibi hissederim kendimi. Seyircilerin huza çıkan bir sanatçı sahneye nasıl hazırlanıyorsa, ben de aynı titizlikle hazırlanır ve öyle çıkarım hastalarımın karşısına. O nedenle haftanın belli günlerinde çalışmam. Her gün bu yoğunlukta çalışırsam hem performansım düşer hem de kendime ayıracak hiç zamanım kalmadığından hastalara iim azalır. O masaya oturduğum andan itibaren kendi dünyamla ve sorunlarımla ilişkim kesilir. Hasta olmaya bile hakkım tur artık. Sabah on birde girdiğim o odadan, akşam geç saatlere kadar çım. İnsanların biri girer, biri çıkar. Heynlı, iinç, çoğu zaman da hüzünlü bir film seyrediyor gibi hissederim kendimi. Apartman’da yaşayan üç kız kardeş… Acaba biriktirdikleri çöpler, bilinçaltlarında birikenlerin yansıması mı? Birbirleriyle “şiddet” aracılığıyla ilişki kuran Jale ve Kemal, bir gün gerçek duygularını paylaşabilecekler mi? Kendini İsa Peygamber zanneden Doktor Yiğit, kapandığı otel odasından çıkıp yeniden hayata dönebilecek mi? Pembe, hayatında ilk kez hissettiği birbirinden güzel heynların ttığı suçluluk duygusu yüzünden kasından yediği dayaklarla kendini cezalandırmaya devam edecek mi? Genç bir kıza tutulan Garip, terk edilmenin zihninde ttığı öfkeyle başa çıkabilecek mi? Madalyonun dışı ne gösterirse göstersin, Madalyonun İçi’nde insanın en gerçek, en çıplak hali vardır. seren Budayıcıoğlu, artık bir klasik haline gelmiş bu kitabında, gündelik hayatın içinde saklanan sırları gösteriyor bize. Ürün Adı: Madalyonun İçiÜrün Kodu: 9786256666269Yazar: seren BudayıcıoğluBasım Yılı: 2024Kapak Türü: Karton KapakSayfa Sayısı: 424Kağıt Cinsi: 2. HamurÇevirmen: